İngiltere arılara zarar veren pestisitleri tamamen yasaklıyor!

İngiltere, arılara zarar veren tarım ilaçlarını (pesitisit) yasaklamaya hazırlanıyor. Açıklama Çevre Bakanı Michael Gove’dan geldi.

Bun karara varılmasında daha önceki yaklaşımlarını değiştirecek bulgularla karşılaştıklarını belirten bakan Gove, bulguların arı populasyonunun çok büyük bir kesiminin kullanılan pestisitlerden olumsuz şekilde etkilendiklerini ortaya çıkardığını söyledi. Almanya’da geçtiğimiz günlerde açıklanan uçan böceklerin %75’inin yok olduğuna dair raporun da kendisini şok ettiğini aktaran Michael Gove, tahminlerinin ötesinde bir alanın bu durumdan etkilenmiş olduğunu öğrendiğini de sözlerine ekledi.

Tarım alanlarında dünyanın çok büyük bir kesiminde kullanılan pestisitler Avrupa Birliği tarafından 2013’de yasaklanmış olsa da Birleşik Krallık bu yasağın dışında kalma yolunu seçmişti.

Bal arıları 57 farklı pestisit yüzünden ölüyor!

Yapılan yeni bir araştırmada Avrupa’da bal arılarının 57 farklı pestisit (kimyasal böcek ilacı) yüzünden öldüğü ortaya çıktı.

Hem ABD hem de Avrupa’da koloni çöküş hastalığı (CCD) adıyla bilinen bir hastalık sebebiyle arı popülasyonlarında dramatik düşüşler yaşanıyor. Daha önce pestisit kullanımı ve arı ölümleri arasında bağlantı kuran çok sayıda araştırma yayınlanmıştı. Arıların ölümü, mahsüllerin ve yabani bitkilerin yüzde 80’i arıla tarafından taşınan polenlerle döllendiği için büyük önem arz ediyor.

Zehirlenerek ölmüş arılar üstünde 200 farklı pestisit denendi

Polonya’da bulunan Veterinerlik Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen deneylerde zehirlenerek ölmüş arılar üstünde 200 farklı pestisit denendi. Bu pestisitlerin hepsi AB tarafından onaylanmıştı. Araştırma ekibi 70’den fazla bal arısının zehirlenme vakasını inceledi arıların üstünde 57 farklı pestisit çıktı.

Okumaya devam et “Bal arıları 57 farklı pestisit yüzünden ölüyor!”

Mantar ilaçları da arıları öldürüyor!

İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan bir haber, bitkilerdeki mantar oluşumlarına karşı kullanılan fungusitlerle arı ölümleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı. ABD’de Cornell Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, arı nüfusunun azalması konusunda şaşırtıcı bir sonuç ortaya koydu. Pestisitlerin arı ölümlerine neden olduğu biliniyordu, ancak genellikle neonikotinoid gibi doğrudan böcekler için kullanılan pestisitler üzerinde duruluyordu. Ancak bitkilerdeki mantar oluşumlarını engellemek için kullanılan fungusitlerin de arı ölümlerinde rol oynadığı ortaya çıktı.

Fungusitlerin arıları nasıl etkilediği tam olarak bilinmiyor. Ama faydalı bağırsak mikroplarını öldürerek arıları nosema parazitlerine karşı savunmasız bıraktıkları ve diğer pestisitlerin etkisini artırdıkları tahmin ediliyor.

Okumaya devam et “Mantar ilaçları da arıları öldürüyor!”

Uzun Bir Aradan Sonra Herkese Selamlar!

Yoğun bir sezon oldu. Öncelikle bu yıl tam oğul yılıydı ve 50′ yi aşkın oğul çıktı.

Kovan içinde sıkışan arılar, mevsimin de uygun olmasıyla oğula meyletti.

 Bazı büyük oğulları, elimde ki kovanları da doldurmak maksadıyla ikiye böldüm.

Bunu için, büyük oğulun altına iki adet kovanı arada boşluk kalmayacak şekilde yerleştirdim.  Dala vurup oğulu silkelediğimde, arılar iki kovana da yerleşmiş oldu. Bu işlemde, dikkat edilmesi gereken nokta, kovanlardan birini(en çok arı gireni) hemen oradan asıl yerine götürmek. Aksi taktirde, oğulun tek bir kovanda toplanması durumu gerçekleşebiliyor.

Diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise; ikiye bölünen bu kovanları asıl yerlerine taşıdığınızda yan yana koymamak. Aksi taktirde yine tek bir kovanda toplanabiliyorlar.

Şayet düşük bir ihtimalde olsa, kovanlardan birinde, ana arı denk gelmemişse, yeni bölünen oğul o kovanı boşaltıyor.

Aynı zamanda küflenen, güvelenen veya hastalık riski taşıyan petekler de imha edildi.

Sonuç itibariyle kovan sayısı 100′ ü aştı. Tabi kışa doğru geri sayım başlayacak. Bunlardan mutlaka yalancı anaya gidenler, kendini toparlayamayanlar olacaktır. Mühim olan, Mart ta kaç kovan arının kaldığı.

Donan ve Donmayan Bal, Aynı Kavanozda!

Ballar genel olarak iki gruba ayrılır.

Salgı Balları ve Çiçek Balları

(Salgı ile çiçek balı karışmış. Salgı balı kısmının  meşe ve yabani fındıktan kaynaklandığını düşünüyorum.)

Salgı ballarının içinde, gözle görülmeyen, mikro düzeyde polen tanecikleri bulunmaz. Dolayısıyla bu ballar buz dolabına da koysanız, 10 yıl da bekletseniz donmaz, donamaz. Çünkü, içinde donmaya neden olacak polen tozları yoktur.  Bu balların genelde kendine has kokuları olur. En bilineni Çam Balıdır. Meşe balı da nadiren, bazı yıllarda olur.

Çiçek ballarının içinde ise envai çeşit polen tozları vardır. Dolayısı ile bir kaç günle, 2- 3 ay aralığında donarlar, donmaya başlarlar. Yani Kristalize olurlar.

(Ortada bulunan kavanozda ki bal,  tamamen kristalize olmuş çiçek balı.)

(Soldaki bal, tamamen kristalize olmuş çiçek balı. Şu an içine Kaşık dahi girmez.)

Şayet çiçek balları, 30 derecenin üzerinde sürekli sıcak bir ortamda muhafaza edilirse, donma gerçekleşmez ve bal bir kaç aya kalmadan ekşir,bozulur.

Ayrıca bu donan çiçek balları Benmari usulü ile 40 dereceyi geçmeyecek şekilde ısıtılıp tekrar ilk günkü haline getirilebilir.

Ancak bazı arıcılar, hatta bazı firmalar, balı ısıtırken sıcaklığa dikkat etmemekte, suyun kaynamasını sağlamaktadır. Dolayısıyla, kaynayan suyun içinde, balda ki tüm polen tozları, vitaminler, enzimler ölmekte, bal, bal olmaktan çıkmaktadır. Bundan daha da tehlikelisi, bu kaynayan baldaki HMF değeri yükselmekte, şifa kaynağı olan bal Kanser Kaynağına dönüşmektedir.

Büyük firmalar ise Çiçek balındaki bu donmayı önlemek için daha teknolojik yöntemler kullanmaktadır.  Bu firmalar da, santrifüj denilen makinalar ile, baldaki polen tozlarını lazer ışını yardımıyla ayırmakta (UHT sütteki işlemin bir benzeri), dolayısıyla bal çok uzun süre veya hiç kristalize olmamaktadır. Buna bal pastorizasyon işlemi denilmektedir.

(Bal pastorizasyon makinesi)

Organik Arıcılık Şartları Nelerdir?

ORGANİK ARICILIK NASIL YAPILIR

Organik Arıcılık Ve Yapılması Gerekenler

ORGANİK ARICILIK YAPMA VE ORGANİK (SERTİFİKALI) BAL ÜRETMENİN YOL HARİTASI
1. Organik arı yetiştiriciliği ve/veye organik bal üretme faaliyetlerinde bulunmak isteyen müteşebbis, bir dilekçe ile kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Ürününün organik ürün olarak değerlendirilmesi için gerekli çalışmanın yapılmasını talep eder. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu tarafından müteşebbise ait bilgi ve belgelerin tamamlanmasını takiben kendi aralarında bir sözleşme imzalanır.
Bu sözleşme; Organik arı yetiştiriciliği ve organik bal üretme faaliyetlerinin organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder.
Okumaya devam et “Organik Arıcılık Şartları Nelerdir?”

Balın Kalite Kriterleri

Bal, arıların bitkilerden topladığı nektarı vücudunda bulunan enzimlerle işleyerek ürettiği, yüksek besin değerine sahip son derece doğal bir besindir. Bal besleyiciliği, antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri nedeni ile insanoğlunun vazgeçemediği bir gıda maddesidir. Türkiye, dünyada bal üretimi açısından çok geniş doğal bitki örtüsüne sahiptir. Arıcılık ülkemizde büyük bir sektördür ve her yıl daha da büyümektedir.

Okumaya devam et “Balın Kalite Kriterleri”

Arılar Kıştan Çıktı! (47 Kovanla, 2017 Sezonuna Başladım)

Çiğdemlerin açmasıyla birlikte, (Şubatın son haftası) arılarda kıştan çıktı.

Çiğdemden aldıkları sarı renkli polenlerle birlikte, kovanlarda ki yavru faaliyeti de başlamış oldu.

Şubatın son haftasında, arılara kek(bal- pudra şekeri karışımı) verdim.

 

Daha sonra, arılara mart ayının son haftası gibi, sezonun ilk şerbetini, çay şekerinden hazırlayıp verdim. Kovan başına, yaklaşık 250 – 500 gr aralığında.

Ve böylece, arılarım (47 kovan) ve ben, 2017 sezonuna başlamış olduk. Hayırlısı Allah’tan.