Uzun Bir Aradan Sonra Herkese Selamlar!

Yoğun bir sezon oldu. Öncelikle bu yıl tam oğul yılıydı ve 50′ yi aşkın oğul çıktı.

Kovan içinde sıkışan arılar, mevsimin de uygun olmasıyla oğula meyletti.

 Bazı büyük oğulları, elimde ki kovanları da doldurmak maksadıyla ikiye böldüm.

Bunu için, büyük oğulun altına iki adet kovanı arada boşluk kalmayacak şekilde yerleştirdim.  Dala vurup oğulu silkelediğimde, arılar iki kovana da yerleşmiş oldu. Bu işlemde, dikkat edilmesi gereken nokta, kovanlardan birini(en çok arı gireni) hemen oradan asıl yerine götürmek. Aksi taktirde, oğulun tek bir kovanda toplanması durumu gerçekleşebiliyor.

Diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise; ikiye bölünen bu kovanları asıl yerlerine taşıdığınızda yan yana koymamak. Aksi taktirde yine tek bir kovanda toplanabiliyorlar.

Şayet düşük bir ihtimalde olsa, kovanlardan birinde, ana arı denk gelmemişse, yeni bölünen oğul o kovanı boşaltıyor.

Aynı zamanda küflenen, güvelenen veya hastalık riski taşıyan petekler de imha edildi.

Sonuç itibariyle kovan sayısı 100′ ü aştı. Tabi kışa doğru geri sayım başlayacak. Bunlardan mutlaka yalancı anaya gidenler, kendini toparlayamayanlar olacaktır. Mühim olan, Mart ta kaç kovan arının kaldığı.

Donan ve Donmayan Bal, Aynı Kavanozda!

Ballar genel olarak iki gruba ayrılır.

Salgı Balları ve Çiçek Balları

(Salgı ile çiçek balı karışmış. Salgı balı kısmının  meşe ve yabani fındıktan kaynaklandığını düşünüyorum.)

Salgı ballarının içinde, gözle görülmeyen, mikro düzeyde polen tanecikleri bulunmaz. Dolayısıyla bu ballar buz dolabına da koysanız, 10 yıl da bekletseniz donmaz, donamaz. Çünkü, içinde donmaya neden olacak polen tozları yoktur.  Bu balların genelde kendine has kokuları olur. En bilineni Çam Balıdır. Meşe balı da nadiren, bazı yıllarda olur.

Çiçek ballarının içinde ise envai çeşit polen tozları vardır. Dolayısı ile bir kaç günle, 2- 3 ay aralığında donarlar, donmaya başlarlar. Yani Kristalize olurlar.

(Ortada bulunan kavanozda ki bal,  tamamen kristalize olmuş çiçek balı.)

(Soldaki bal, tamamen kristalize olmuş çiçek balı. Şu an içine Kaşık dahi girmez.)

Şayet çiçek balları, 30 derecenin üzerinde sürekli sıcak bir ortamda muhafaza edilirse, donma gerçekleşmez ve bal bir kaç aya kalmadan ekşir,bozulur.

Ayrıca bu donan çiçek balları Benmari usulü ile 40 dereceyi geçmeyecek şekilde ısıtılıp tekrar ilk günkü haline getirilebilir.

Ancak bazı arıcılar, hatta bazı firmalar, balı ısıtırken sıcaklığa dikkat etmemekte, suyun kaynamasını sağlamaktadır. Dolayısıyla, kaynayan suyun içinde, balda ki tüm polen tozları, vitaminler, enzimler ölmekte, bal, bal olmaktan çıkmaktadır. Bundan daha da tehlikelisi, bu kaynayan baldaki HMF değeri yükselmekte, şifa kaynağı olan bal Kanser Kaynağına dönüşmektedir.

Büyük firmalar ise Çiçek balındaki bu donmayı önlemek için daha teknolojik yöntemler kullanmaktadır.  Bu firmalar da, santrifüj denilen makinalar ile, baldaki polen tozlarını lazer ışını yardımıyla ayırmakta (UHT sütteki işlemin bir benzeri), dolayısıyla bal çok uzun süre veya hiç kristalize olmamaktadır. Buna bal pastorizasyon işlemi denilmektedir.

(Bal pastorizasyon makinesi)

Arılar Kıştan Çıktı! (47 Kovanla, 2017 Sezonuna Başladım)

Çiğdemlerin açmasıyla birlikte, (Şubatın son haftası) arılarda kıştan çıktı.

Çiğdemden aldıkları sarı renkli polenlerle birlikte, kovanlarda ki yavru faaliyeti de başlamış oldu.

Şubatın son haftasında, arılara kek(bal- pudra şekeri karışımı) verdim.

 

Daha sonra, arılara mart ayının son haftası gibi, sezonun ilk şerbetini, çay şekerinden hazırlayıp verdim. Kovan başına, yaklaşık 250 – 500 gr aralığında.

Ve böylece, arılarım (47 kovan) ve ben, 2017 sezonuna başlamış olduk. Hayırlısı Allah’tan.